Denizli Halk Sağlığı Müdür Vekili
Dr.Mahmut TEKİN
Etkinlik Takvimi
KasımAralık 2014Ocak
PztSalÇarPerCumCmtPaz
24252627282930
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
2930311234
Sosyal Medya
Hava Durumu
DENIZLI
Ziyaretçi Sayacı
Toplam Ziyaretçi: 95401
Günlük Ziyaretçi: 39
Aktif Ziyaretçi: 13
Güncellenme Tarihi: 25.12.2012

"66. VEREM EĞİTİMİ VE PROPAGANDA HAFTASI " (06-12 OCAK 2013)

 

              66. Verem ve Propaganda Haftası etkinlikleri çerçevesinde Halk Sağlığı Müdürlüğü Eğitim Salonunda toplum sağlığı merkezi sorumlu hekimlerine ve daha önce eğitim almayan aile hekimlerine Olgu Temelli Tüberküloz, Elektronik Tüberküloz Yönetim Sistemi, Erken Uyarı ve Yanıt Sistemi hakkında eğitim verilmiştir.     
          Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalında görevli Prof.Dr.Göksel KİTER, Buldan Dr. Abdullah SAYINER Göğüs Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Uzm.Dr.Halime BALKANLI, Denizli Devlet Hastanesinde görevli Uz.Dr.Berna ÖZTÜRK, Servergazi Devlet Hastanesinde görevli Uzm.Dr.Aynur TALU ve Denizli Verem Savaşı Dispanserinde görevli Dr. Betül ABDÜLOĞLU tarafından Olgu Temelli Tüberküloz konusunda İlimizde görev yapan tüm toplum sağlığı merkezi sorumlu hekimlerine ve daha önce eğitim almayan aile hekimlerine yönelik Olgu Temelli Tüberküloz Eğitimi verilmiştir. 
            Böylelikle 2009 yılında başlayarak her yıl düzenlenen eğitimlerle toplum sağlığı merkezi sorumlu hekimlerinin ve aile hekimlerinin tüberküloz hastalığı hakkındaki eğitimleri tamamlanmıştır. 
           Ayrıca Dr. İlker GÜNER tarafından toplum sağlığı merkezi sorumlu hekimlerine Erken Uyarı ve Yanıt Sistemi hakkındaki son gelişmeler ile ilgili bilgi verilmiştir.

 

 

 

VEREM HAFTASI BİLGİ NOTU

(06-12 Ocak 2013)

 

 

VEREM EĞİTİM VE PROPAGANDA HAFTASI

  • “Verem Eğitimi ve Propaganda Haftası” 1947 yılında kutlanmaya başlamıştır.

  • Bu haftanın amacı verem ile ilgili toplumun bilgilendirilmesi ve bu hastalığa bütün kesimlerin dikkatinin çekilmesidir.

  • Bu amaçla; sempozyumlar ve konferanslar düzenlenir, okullarda kompozisyon ve resim yarışmaları yapılır, vatandaşa hastalıkla ilgili eğitim verilir, afiş ve broşürler dağıtılır, yazılı ve görsel basına bilgi verilir.

 

DÜNYADA VEREM HASTALIĞININ DURUMU

  • Dünya nüfusunun yaklaşık üçte biri verem mikrobu ile enfektedir. Bu insanların %10’u yaşamlarının bir döneminde vereme yakalanacaklardır.

  • Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) “Küresel Tüberküloz 2012 Raporu”na göre dünya genelinde tüberküloz insidans, prevalans ve mortalite hızları düşmektedir. Buna rağmen küresel TB yükü halen çok yüksektir. 2011 yılında 8,7 milyon yeni vaka ve 1,4 milyon TB’den ölüm olduğu hesaplanmıştır. Ölümlerin 430 000’i HIV pozitif tüberküloz hastalarıdır.

  • Dünya genelinde insidans, prevalans ve mortalitenin en yüksek olduğu bölgeler, Afrika ve Güney Doğu Asya Bölgeleridir.

  • Türkiye 53 ülkeden oluşan DSÖ Avrupa Bölgesinde yer almaktadır. Avrupa Bölgesinde insidans hızı ortalaması yüz binde 42’dir.

  • Dünyadaki TB vakalarının yaklaşık %40’ı Hindistan ve Çin’de bulunmaktadır.

  • TB olgularının %80’i yüksek TB yüküne sahip 22 ülkede bulunmaktadır (Afganistan, Bangladeş, Brezilya, Çin, Endonezya, Etiyopya, Filipinler, Güney Afrika, Hindistan, Kamboçya, Kenya, Kongo Cumhuriyeti, Mozambik, Myanmar, Nijerya, Pakistan, Rusya Federasyonu, Tanzanya, Tayland, Uganda, Vietnam ve Zimbabve).

 

Tablo 1. DSÖ Bölgelerine Göre Tahmini TB Hastalık Yükü, 2011 (Yüz bin nüfusta)

  • BÖLGE

    Mortalite

    Prevalans

    İnsidans

    Afrika Bölgesi

    26

    293

    262

    Amerika Bölgesi

    2,2

    35

    28

    Doğu Akdeniz Bölgesi

    16

    170

    109

    Avrupa Bölgesi

    5

    56

    42

    * TÜRKİYE

    0,72

    24

    24

    Güney Doğu Asya Bölgesi

    26

    271

    189

    Batı Pasifik Bölgesi

    6,9

    138

    92

    DÜNYA GENELİ

    14

    170

    125

* Türkiye Dünya Sağlık Örgütü’nün Avrupa Bölgesinde yer almaktadır.

 

  • DSÖ Küresel Tüberküloz 2012 Raporu verilerine göre Türkiye’nin 2011 yılı TB nokta prevalans hızı yüz binde 24, insidans hızı yüz binde 24, mortalite hızı yüz binde 0,72 ve vaka bulma hızı yüzde 85’tir.

 

 

 

Tablo 2. DSÖ Bölgelerine Göre TB Vaka Bulma Hızları ve Tedavi Başarıları

  • BÖLGE

    Vaka Bulma Hızı (%) (2011)

    Yeni Yayma (+) Olgularda Tedavi Başarısı (%) (2010)

    Afrika Bölgesi

    61

    82

    Amerika Bölgesi

    84

    75

    Doğu Akdeniz Bölgesi

    62

    88

    Avrupa Bölgesi

    76

    67

    **TÜRKİYE

    85

    91

    Güney Doğu Asya Bölgesi

    62

    88

    Batı Pasifik Bölgesi

    81

    93

    DÜNYA GENELİ

    67

    87

 

TÜRKİYE’DE VEREM HASTALIĞININ DURUMU

  • Türkiye’de yılda yaklaşık 16 bin yeni verem hastası ortaya çıkmaktadır.

  • 2011 yılında verem savaşı dispanserlerine kayıtlı toplam TB vaka sayısı 15.679’dur. Hastaların %92’si (14.417 kişi) yeni TB olgusu, %8’i (1.262 kişi) önceden tedavi görmüş olgulardır.

  • Toplam 15.679 hastanın 9.182’si (%58,6) erkek, 6.497’si (%41,4) kadındır.

  • Hastaların %1,3’ü (202 kişi) yabancı ülke doğumlu hastadır.

  • Hastaların 9.909’unda (%63,2) akciğer tüberkülozu varken, 5.770’inde (%36,8) akciğer dışındaki organlar (lenf bezleri, plevra, kemik, böbrek, beyin vb.) tutulmuştur.

 

VEREM HASTALIĞININ ETKENİ

  • Veremin etkeni “Mycobacterium tuberculosis” basilidir.

  • Uzun sürede çoğalır, kültürde 2-6 haftada üreyen ve oksijenli ortamda yaşayan bir basildir.

  • Özel boyama yöntemi ile boyanır. Asit ile boyayı vermediğinden aside dirençli basil (ARB) denilir.

 

VEREMİN BULAŞMASI

  • Verem basilinin kaynağı, tedavi görmemiş, aktif akciğer ve gırtlak (larinks) veremi olan hastalardır.

  • Basil hava yolu ile bulaşır.

  • Hasta insanlardan öksürme ve hapşırma ile ortama yayılan mikrobun solunum yolu ile alınması sonucu bulaşır.

  • Tedavi edilmeyen her hasta yılda 10-15 kişiye hastalığı bulaştırır.

  • Balgam tetkikinde ARB pozitif bulunan ve kavitesi olan hastalar daha fazla basil saçarlar.

  • Basil kaynağı ile karşılaşma süresi, ortamın genişliği ve havalanması bulaşmada önemlidir.

  • En çok hastanın aile bireylerine ve yakın çalışma arkadaşlarına bulaşma olur.

  • Tedavi ile basil sayısı çok kısa sürede azalır. Ortalama 2-3 haftada bulaştırıcılık büyük oranda yok olur.

 

 

 

 

 

VEREM ENFEKSİYONU VE HASTALIĞI

  • Verem enfeksiyonu, basilin vücuda girmesinden sonra 8-10 haftada tüberkülin deri testinin (TDT) pozitifleşmesi ile kendini gösterir.

  • Bu, bir hastalık durumu değildir. Vücutta verem basilinin sessiz durduğu ve adeta hapsedildiği bir durumdur.

  • Vücut direnci düşünce basil çoğalarak hastalanmaya yol açabilir. Verem enfeksiyonu olan insanların yaklaşık %10’unda yaşamlarının bir döneminde verem hastalığı gelişebilir.

  • Hastalığın gelişmesine yol açan vücut direncini düşüren hastalıklar ve etkenler vardır. AIDS hastalığı bu bakımdan vücut direncini en çok kıran hastalıktır. Bunun dışında şeker hastalığı, böbrek hastalığı, bazı kanserler, ilaç ve alkol bağımlılığı, sigara, madenci hastalığı ve diğer bazı ciddi kronik hastalıklar da vücut direncini düşürür. Bebeklerde ve yaşlılarda da vücut direnci düştüğünden hastalanma fazla olur.

  • Verem hastalığı, klinik bulguların ortaya çıktığı bir durumdur.

  • Verem hastalığı, en çok akciğerleri tutar. Hastalığın tuttuğu diğer organlar, akciğer zarları, lenf bezleri, kemikler, böbrekler, beyin zarlarıdır. Vücudun bütün organlarında hastalık yapabilir.

 

VEREM HASTALIĞININ BELİRTİLERİ

  • Genel yakınmalar: Halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, çocuklarda kilo alamama, gece terlemesi.

  • Akciğer yakınmaları: Öksürük, balgam, öksürükle kan tükürme, göğüs-sırt-yan ağrısı, nefes darlığıdır.

  • Gırtlak veremi ses kısıklığı yapabilir.

  • Diğer organları tutan verem hastalığında ilgili organa ait bulgular olabilir.

  • İki- üç haftadan uzun süren öksürükte veremden şüphelenmek gerekir.

 

VEREM TANISI

  • Verem tanısı, balgamda verem mikrobunun gösterilmesi ile konulur. Basilin mikroskopta gösterilmesi ya da kültürde üretilmesi gereklidir.

  • Hastanın semptomları ve röntgen bulguları, hastalıktan şüphelenmeyi sağlar. Semptomlar yavaş gelişir.

  • Akciğer veremi akciğer röntgen filminde bazı belirgin değişikliklere yol açar. Bu değişiklikler doktorun veremden şüphelenmesine yol açar.

  • Verem tanısında kullanılan deri testi (TDT) vücutta mikrobun olduğunu gösterir. Enfeksiyon veya hastalık olabilir. Bu konudaki değerlendirmeyi ilgili doktor yapar.

 

BİLDİRİM VE KAYIT

  • Tüberküloz, bildirimi zorunlu bir hastalıktır. Tüm sağlık kurum ve kuruluşlarında tanı konulan hastaların 24 saat içinde Halk Sağlığı Müdürlüğüne bildirilmesi gereklidir.

  • Tanı konulan verem hastaları gizlilik kuralları içinde dispanserde kaydedilir.

 

VEREMİN TEDAVİSİ

  • Toplum Sağlığı Merkezi Verem Birimlerinde (verem savaşı dispanserleri) veremin teşhis ve tedavisi ücretsizdir.

  • Veremin tedavisi standarttır. Bu standart tedavi, hastanede ya da dispanserde aynı şekilde düzenlenir. Yeni verem hastalarının tedavisinde standart tedavide genellikle iki ay dört ilaçla ve 4 ay 2 ilaçla olmak üzere 6 aylık tedavi uygulanmaktadır.

  • Tedavide kullanılan bütün ilaçlar verem savaşı dispanserlerinden ücretsiz verilir.

  • Tedavide verilen ilaçların düzenli içilmesi çok önem taşır. Çünkü hastaların bir kısmı tedaviyi terk etmekte ve toplumda basil saçmayı sürdürmektedirler.

  • Hastanın ilaçlarını içtiğinden emin olmak için her doz ilacı bir sağlık personelinin gözetiminde içirtmek en uygun yoldur. Buna doğrudan gözetimli tedavi (DGT) denilir.

  • Tedavinin dispanserde ya da hastanede başlanması gerekir. Aylık takiplerinin de dispanserde yapılması uygundur. Tedaviyi sonlandırana kadar özenle sürdürmek gerekir.

 

DİRENÇLİ VEREM

  • Tüberküloz tedavisinde ilaçlar eksik ya da düzensiz kullanılırsa hastalık iyileşmez. Tam tersine tedavisi güç bir duruma gelir. Bu duruma dirençli tüberküloz denir.

  • Özellikle çok ilaca dirençli tüberküloz (ÇİD-TB) (İzoniyazid ve Rifampisin’e direnç) tüm dünyada önem arz etmektedir.

  • Dünyadaki ÇİD-TB vakalarının yaklaşık %40’ı Hindistan, Çin, Rusya Federasyonu ve Güney Afrika’dadır.

  • DSÖ tahminlerine göre Dünya genelinde yeni vakaların %3,7’si ve önceden tedavi görmüş vakaların %20’si çok ilaca dirençli vakalardır.

  • Türkiye’de 2011 yılında tespit edilen 15.679 vakanın 262’si ÇİD-TB’dir (%1,7). Yeni vakalarda ÇİD-TB oranı % 0,8’iken (116/14417) önceden tedavi görmüş olgularda %11,6’dır (146/1262).

  • Ülkemizde dirençli verem hastalarının tedavisi Göğüs Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanelerinde yapılmaktadır (Ankara Atatürk, İstanbul Yedikule, İstanbul Süreyyapaşa, İzmir Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastaneleri).

 

 

KORUYUCU TEDAVİ

  • Verem hastasının aile bireyleri ve diğer temaslıları dispanserlerde ücretsiz muayene edilir.

  • Temaslı muayenesi sonucunda hasta olduğu tespit edilenler tedavi edilir.

  • Hasta olmayan fakat verem olma riski taşıyan kişilere koruyucu tedavi verilir.

  • Koruyucu ilaç tedavisi tek ilaçla ve 6 ay süreyle verilir. Bu tedavinin hastalanmayı %90’a varan oranda önlediği bilinmektedir.

 

BCG (BACİLLE CALMETTE GUERİN) VEREM AŞISI

  • BCG aşısı özellikle çocuklarda kanla yayılan ve öldüren verem hastalığını önlemede çok etkilidir.

  • Ülkemizde BCG aşısı doğumdan sonra 2. ayını bitiren bebeklere verem savaşı dispanserleri ve Aile Sağlığı Merkezlerinde ücretsiz olarak yapılmaktadır.

  • Aşı zamanı geçirilirse, 6 yaşa kadar yapılabilir, ancak bu durumda önce tüberkülin deri testi yapılması gerekir.

 

TÜRKİYE’DE VEREM SAVAŞI

  • Ülkemizde verem savaşı Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği Doğrudan Gözetimli Tedavi Stratejisi (DGTS) ve Stop TB stratejisi çerçevesinde yürütülmektedir..


                  


Ekleyen Birim:T.C. Sağlık Bakanlığı Denizli Halk Sağlığı Müdürlüğü
DENİZLİ İL HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ SARAYLAR MAHALLESİ SELÇUK CADDESİ NO:18 DENİZLİ
TELEFON: (0258)265 07 77 - 265 07 22
FAKS:(0258) 261 82 19